DOLAR 16,8853 -2.7%
EURO 17,8334 -2.47%
ALTIN 991,58-2,31
BITCOIN 361830-0,34%
İstanbul
23°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Editor

Editor

24 Mayıs 2022 Salı

Kadınlar Dikkat, Bu Riskler Menopozdan Sonra Artıyor!

Kadınlar Dikkat, Bu Riskler Menopozdan Sonra Artıyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Adet kanamalarının başlamasıyla sağlıklı bir kadının yumurtalıklarında yaklaşık 400 bin civarında yumurta üretilmeye başlanır, her ay yumurtalardan birkaçı olgunluğa erişir. Yıllar geçtikçe bu sayı azalır. Menopoz döneminde yumurtlama durur ve östrojen-progesteron hormonlarının üretimi kesilir. Böylece kadın artık gebe kalamaz. “Östrojen gibi hormonların koruyucu etkileri olmadan kadınlar kalp hastalığı, kilo alma ve diğer sağlık sorunları için yüksek risk altındadır” diye konuşan Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Ü. Melis Gökçe Koçer Yazıcı, adet döngüsünü düzenli tutan hormon seviyelerinin vücutta ek görevleri olduğunu ve bu hormon seviyelerinin menopozla birlikte düşmesi ile kadınların kalp hastalığı, felç, osteoporoz gibi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalacağına işaret etti.  Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, menopozdan önce herhangi bir sağlık sorunu olmasa da, hormonal değişimler sonrasında karşılaşılabilecek 5 sağlık sorununu sıraladı.

“ERKEN DÖNEMDE ATEŞLENMEYE BAŞLAYANLARDA KALP HASTALIĞI RİSKİ DAHA YÜKSEK”

Kadınlar menopozdan sonra karşılaşabilecekleri en önemli tehlikenin kalp hastalıkları olduğunun altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı şunları da aktardı: “Amerikan Kalp Derneği (AHA) verilerine göre kadınların yaklaşık üçte birinde kardiyovasküler hastalık gelişiyor ve kalp krizi oranını özellikle menopozdan yaklaşık on yıl sonra artmaya başlıyor. Kan damarlarında östrojen, esnekliğin sağlanmasına ve bu sayede kan akışının, basıncına uyum sağlayarak damarların büzülmeleri ve genişlemelerine yardımcı olur. Östrojen azalmasıyla bu fayda kaybolur. Kan basıncındaki artış gibi arter duvarlarını kalınlaştırabilen diğer değişikliklerle birleştiğinde, kadınların kalpleri aniden savunmasız hale gelir.

AHA’nın çalışmalarına ek olarak Amerikan Ulusal Kadın Sağlığı Çalışması (SWAN)’nın da, kadınların orta yaşlarında yaşadıkları fiziksel, biyolojik, psikolojik ve sosyal değişiklikleri incelediği bir araştırma mevcut. Yapılan bu araştırma ile menopoz sırasında daha erken dönemlerde ateş basması yaşayan kadınların kalp hastalığı riskinin daha yüksek olduğu tespit edilmiş.”

“Amerikan Kalp Derneği Dergisi’nde Şubat 2021’de yayınlanan bir çalışmada da sık ve kalıcı ateş basmalarının gelecekteki kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili olduğu konusunda veriler bulunması ile SWAN çalışmasındaki sonuçlar desteklenmiş oldu” diyen Dr. Öğr. Üyesi Melis Gökçe Koçer Yazıcı, ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan veya önemli derecede sıcak basması yaşayan kadınların kardiyovasküler hastalıklar için ek taramalara ihtiyaç duyup duymadıkları konusunda hekime başvurmaları gerektiği uyarısında da bulundu.

SİGARA OSTEOPOROZ RİSKİNİ ARTIRIYOR

Kadınlarda kemiklerin inceldiği ve zayıfladığı, daha kolay kırıldığı bir hastalık olan osteoporozun gelişme olasılığının erkeklere göre 4 kat daha fazla olduğu bilinmekte. Menopozdan önce kadınların kemikleri östrojen tarafından korunurken, son adet döneminden önceki yıl ve yaklaşık devam eden üç yılda kemik kaybı hızlıdır. Kemikleri güçlü tutmak için, tempolu yürüyüş veya koşu gibi egzersizlerin önemli olduğuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, ayrıca yapılan araştırmaların sonucunda sigara kullanımının da kemik kırığı ve osteoporoz riski ile bağlantılı olduğunu vurguladı.

D vitamini bakımından zengin yiyecekleri (D vitamini takviyeli portakal suyu, mısır gevreği ve süt) tüketmenin de osteoporoz riskini azaltmada yardımcı olacağına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, “haftada birkaç gün 15 dakika güneşe maruz kalma ve kalsiyum (koyu yapraklı yeşillikler, süt ürünleri, somon ve sardalye gibi balıklar) içeren sağlıklı bir diyet yapmak yararlı olacaktır” diye konuştu.

YAVAŞLAYAN METABOLİZMA KİLO ARTIRIŞI GETİRİYOR

Menopoz, kadınların metabolizması üzerinde kesin bir etkiye sahip olduğunu ve menopoz döneminde kadın metabolizmasındaki yavaşlama ile yağ dokusunun yağsız vücut kitlesine göre arttığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Melis Gökçe Koçer Yazıcı, şunları da ekledi: “Son adet döneminden yaklaşık iki yıl öncesinde başlayan bu dönem, menopozdan sonraki iki yıla kadar devam ederek yağsız doku kütlesinin kaybına neden olur. Özellikle karın çevresindeki fazla kilo ve yağ oranının tehlikeli olduğunu, çünkü tip 2 diyabet riskinin ve kalp hastalıkları riskinin artabileceği araştırmalarda gösterilmiştir. Menopozun kendisi bile metabolik sendrom riskinin artmasıyla bağlantılıdır. Yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, aşırı karın yağı ve anormal kolesterol seviyeleri;  kalp hastalığı, felç ve tip 2 diyabet riskleri ile ilişkilidir.”

MENOPOZDAN SONRA İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI ARTIYOR

Menopozdan sonra östrojen seviyelerindeki azalma, vajina dokusunda incelmeye ve dokularda kuruluğa neden olabildiğini, bu durumun da bakterilerin gelişmesini kolaylaştırarak, daha kolay ve sık idrar yolu enfeksiyonu (İYE) gelişmesine yol açabileceği bilgisini veren Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, “yapılan bilimsel araştırmaların 65 yaş üstü kadınlarda İYE geçirme oranının, her yaştan kadınla kıyaslandığında ortalama iki kat arttığı görülüyor” dedi. İYE riskini azaltmak için önerilerde de bulundu:

“İdrarınız mesanenizde ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar çok bakteri üreyebilir. Dolayısı ile idrara gitme isteğiniz olduğu anda daha fazla tutmadan tuvalete gidin. İdrar ihtiyacınız olmasa bile 3-4 saatten daha uzun idrar tutmayın ve tuvalete gidin. Tuvalet sonrası önden arkaya doğru silerek temizlik yapın. Tercihen günde en az 6-8 bardak su şeklinde bol sıvı için. Cinsel birliktelikten önce ve sonra idrarınızı yapın. Vajinal duşlardan ve kadın hijyeni amaçlı deodorant spreyleri kullanmaktan kaçının. Nefes alabilen pamuklu iç çamaşırları tercih edin ve dar pantolonlardan kaçının. Sık İYE yaşıyorsanız (yılda 3-4 kez ) bunlara neyin neden olabileceğini araştırmak ve tedavi almak gerekebilir, doktorunuza başvurun.”

İDRAR KAÇIRMA PROBLEMLERİ DE SIKLAŞABİLİR 

Menopoz dönemlerinden sonra idrar kaçırma rahatsızlıkların daha da arttığını belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Ü. Melis Gökçe Koçer Yazıcı, öksürme, hapşırma veya fiziksel aktiviteyle sızıntı şeklindeki “stres üriner inkontinans” olarak adlandırılan idrar kaçırma tipinin kadınlar arasında sık görüldüğünü de sözlerine ekledi. “Acil inkontinans” olarak adlandırılan kontrol edilemeyen bir tuvalete gitme dürtüsünün eşlik ettiği sızıntı şeklindeki idrar kaçırma tipinin de sık görülebildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, idrar kaçırmayı önlemek için şu önerilerde de bulundu: “Mesanenizi mümkün olduğunca sık boşaltın. Pelvik taban kaslarını güçlendirmek için ise ‘’Kegel egzersizleri’’ önerilmektedir. Bu egzersizin en önemli noktası popo kaslarını değil idrar akışını kontrol eden ince kasların çalıştırılmasıdır. Bunu da idrar yaparken çişinizi tutarak, oradaki kasların kasılmasını sağlayarak yapabilirsiniz. Her idrar tutma yani kasılma ortalama 3-4 saniye kadar sürmeli ve bu egzersizi her gün 5-10 kez tekrar etmelisiniz.  Bunlara rağmen şikâyetleriniz devam ederse doktorunuz başvurun.”

Devamını Oku

Yaza girerken ‘klima hastalığı’na dikkat

Yaza girerken ‘klima hastalığı’na dikkat
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yorgunluk, halsizlik gibi belirtilerin yanında ateş, üşüme, nefes darlığına sebep olan lejyoner hastalığı, ağırlıklı olarak bahar ile yaz aylarında görülüyor ve ‘klima hastalığı’ olarak da biliniyor. Bu rahatsızlığın büyük ölçüde binalardaki hava içerisindeki küçük su damlacıkları solunması aracılığıyla bulaştığına dikkat çeken Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Teknik Hizmetler Direktörü Murat Özberk, “Bu hastalığa karşı en etkili önlem, periyodik olarak belirlenen zamanlarda sistemi çok yüksek sıcaklıktaki su ile temizleme yani yıkamadır. Bunun yanı sıra klorlama, ozonlama ve yoğun ultraviyole ışığı kullanılmalıdır. İşletmelerde Lejyonella’dan arındırma programları uygulanmalıdır.  Özellikle iş yerleri, fabrikalar, okullar ve AVM’ler gibi gibi kalabalık ortamlarda mutlaka düzenli olarak klima bakımının yapılması büyük önem taşır. Sodexo olarak hizmet verdiğimiz tüm iş ortaklarımıza düzenli olarak bu bakımları gerçekleştiriyor, gerekli önlemleri alıyoruz” dedi.

 

Klimalar nasıl temizlenmeli?

• Minimum 6 ayda bir klima iç ve dış üniteleri, kir ve tozlardan arındırılması için malzemeye zarar vermeyen bir kimyasal ile temizlenmelidir.

• Daha önceden uzun süreli durdurulmuş soğutma kulesi yeniden çalıştırılırken önce detaylı bir temizlik yapılmalıdır. Su doldurulan sistem bakteri öldürücü ile ön temizlikle arındırılmalıdır. Fanlar, bu adımların ardından çalıştırılmalıdır.

• Kullanımda olan soğutma kuleleri, yılda en az iki kez kimyasal ve mekanik temizliğe tabi tutularak tortu ve sediment sistemden uzaklaştırılmalıdır. Soğutma kuleleri sistemi temiz tutulmalı ve iyi bakım yapılmalıdır. Gözle muayene ederek; kir, organik madde, birikinti veya çökelti olmamasına dikkat edilmelidir.

• Damla tutucular belirli aralıklarda temizlenmeli ve eskiyenler değiştirilmelidir.

Devamını Oku

Saçlara Bahar Dopingi Zamanı Medikal Estetik Uygulamaları Saç Problemlerini Ortadan Kaldırıyor

Saçlara Bahar Dopingi Zamanı  Medikal Estetik Uygulamaları Saç Problemlerini Ortadan Kaldırıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Modern medikal estetik uygulamalarının gelişmesiyle birlikte saç problemleri de kalıcı bir sorun olmaktan çıktı. Günümüzde uygulanan yeni nesil yöntemler, bireylerin farklı ihtiyaç ve beklentilerine maksimum oranda cevap verecek çözümler sunuyor. Bunların başında V6 Hairboost uygulamasının geldiğini belirten GlobalHair Medikal Direktörü Berkant Dural, saçın güçlendirilmesi esasına dayanan bu yöntemin dökülme tedavisinde çığır açtığını ve saç köklerini nemlendirerek saçlara takviye edici gücü verdiğini söyledi.

Saçların daha gür ve canlı çıkmasını sağlıyor

Saç dökülmesini azaltmayı ve saç büyümesini en iyi şekilde uyarmayı amaçlayan V6 Hairboost tekniği hakkında bilgiler veren GlobalHair Medikal Direktörü Berkant Dural, “Bu yöntem içerisinde bulunan vitamin ve mineraller sayesinde saçların daha gür ve daha sağlıklı gözükmesini sağlıyor. Saçları onaran, besleyen ve güçlendiren özel olarak seçilmiş vitamin, mineral, antioksidan ve proteinlerden oluşan bileşenleriyle saçların dökülmesini engelleyerek daha sağlıklı bir saç yapısına sahip olmayı sağlıyor. Mezoterapi tabancası mesogun ile uygulanan bu yöntemde enjekte edilen maddeler, saç köklerini uyarıp, mevcut saçların daha gür çıkmasının yanı sıra yeni saç çıkmasını da destekliyor” dedi.

Ağrısız ve Acısız Bir Yöntem

Bu tedavi yönteminin hem kadınlar hem de erkekler için uygun olduğunu belirten Berkant Dural, “İşlem sırasında hissedilen ağrı oldukça düşüktür ve kişiyi rahatsız etmez. Yine de her ihtimale karşı işlem öncesi cilde anestezik krem uygulanır. Birkaç seans süren bu tedavide kan dolaşımı uyarılarak saçların çıkması sağlanır. Bu yüzden 3 ila 6 aylık periyotlarda belli bir süre devam etmesi gerekir. Seanslar kişinin saç yapısı ve yoğunluğuna göre 5 -10 seans arasında değişir ve hem doğal saç renkleri hem de boyalı saçlar tedavi edilebilir” diye belirtti.

 

Devamını Oku

Okul Dışarıda Günü ile Çocuklar Açık Havada Öğrendi

Okul Dışarıda Günü ile Çocuklar Açık Havada Öğrendi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugüne kadar 150 ülkede 11 milyonu aşkın çocuğa ulaşan ve ülkemizde Aktif Yaşam Derneği’nin OMO’nun destekleriyle 2018 yılından bu yana hayata geçirdiği Okul Dışarıda Günü, bugün (18 Mayıs Çarşamba) gerçekleştirildi. Tüm çocukları açık havada öğrenme deneyimini yaşamaya ve doğa ile bağlarını güçlendirmeye davet eden bu özel güne bugüne kadar Türkiye’den katılan çocuk sayısı 2 milyonu aştı. Geçen yıl başlatılan “Dünya için İyilik” hareketinin devamında bu yıl plastik başta olmak üzere “ileri dönüşüm” konusuna odaklanan Okul Dışarıda Günü’nde çocukların hem eğlendiği hem de öğrendiği plastik şişeden büyüteç yapımı, gazeteden kumbara yapımı gibi aktiviteler gerçekleştirildi, çocuklar da derslerini açık havada işlemenin keyfini yaşadı.

 

Çocukların doğa ile bağının güçlenmesi amaçlanıyor

Çocukların açık havada geçirdiği zamanın bilişsel gelişimlerinin yanı sıra, zihinsel ve fiziksel sağlık açısından getirdiği kazanımlara dikkat çeken Okul Dışarıda Günü’nde çocukların doğa ile bağının güçlenmesi de hedeflendi. Plastik başta olmak üzere bu yıl ileri dönüşümü de odağına alan Okul Dışarıda Günü kapsamında çocuklar gerçekleşen aktivitelerle kullanmadıkları kıyafetlerle çanta yapmayı, plastik poşetlerden uçurtma yapmayı öğrendi. Okul Dışarıda Günü’ne kayıt yaptıran öğretmen ve ebeveynler de proje web sitesinde sunulan kaynak içeriklerden faydalanarak çocuklara sürdürülebilir yaşam pratiklerini öğretme fırsatı buldu.

 

Aktif Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Şule Serter, “2018 yılından bu yana çocukların açık havada geçirdikleri sürelerin azlığına dikkat çekmek, açık havanın çocukların gelişimine olan faydalarına vurgu yapmak ve açık havayı her çocuğun her gününün bir parçası haline getirmek amacıyla tüm dünyada düzenlenen Okul Dışarıda Günü kampanyası ile bu yıl ulaştığımız çocuk sayısı 2 milyonu aştı, bunun için çok mutluyuz. Çocukların fiziksel ve zihinsel sağlıklarını iyileştirmek, doğa ile kurdukları bağları güçlendirmek ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları edinmelerini teşvik etmek amacıyla geçtiğimiz yıl başlattığımız Dünya için İyilik hareketi ile başta plastik atıklar olmak üzere geleceğimizi ve doğamızı tehdit eden tehlikelere karşı kolektif bir şekilde farkındalık ve alışkanlıklar oluşturuyoruz. Bu yıl da Okul Dışarıda Günü’nde ileri dönüşüm aktivitelerine odaklanarak atık olarak gördüğümüz materyallere yeniden hayat verdik. Katılan öğretmenlerimizin, ebeveynlerimizin ve çocukların kampanyaya gösterdiği ilgi ile her geçen gün artmaya devam ediyor, bu da bizi çok mutlu ediyor,” dedi.

 

OMO Marka Müdürü Alper Çapar, “OMO olarak çocukların doğa ile bağlarını güçlendirmek, yetişkinliklerin de çocuklardan ilham alarak gezegenle ilişkilerini ve alışkınlıklarını yeniden düşünmelerini sağlamak için fırsat yaratan Okul Dışarıda Günü çok değerli buluyoruz.  20 yıla yakın süredir çocukların gelişiminde önemli olan keşiflere “Kirlenmek Güzeldir” diyerek verdiğimiz ilhama, aynı keşifleri gelecek nesillerin de deneyimleyebilmesi için yeni bir katman ekleyerek bugün “İyilik için Kirlenmek Güzeldir” diyoruz. Plastiği odağımıza aldığımız İyilik için Kirlenmek Güzeldir projemizle plastiğin atığa değil, Türkiye’nin bir şehrinde parkı olmayan çocuklar için oyun parkına dönüşmesine katkı sağlıyoruz. Bu yılki etkinliklerde geri ve ileri dönüşüme odaklanan Okul Dışarıda Günü’nün plastik ve ileri dönüşüme odaklanması da bu açıdan çok anlamlı.” dedi.

Devamını Oku

Sırtlan Halil Getto’nun Duvarlarını Yıkmaya Geliyor

Sırtlan Halil Getto’nun Duvarlarını Yıkmaya Geliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Genç yetenek Sırtlan Halil bu yaz çıkaracağı singellarla beachleri sallayacak!

İlk singlını çıkaran Sırtlan Halil yeni bir albüm hazırlığına çoktan başladı bile..

Yeni albümünün yeni şarkısı Dallı Dallı parçasının şu sözleriyle kına gecelerine son gaz giriş yapacak gibi duruyor.

İşte o parçanın nakaratı “Dallı dallı yengem giyer bindallı, Akşama kına var mı? Var var” ile piyasaya bomba gibi düşecek gibi gözüküyor.

Halil sadece çıkardığı parçalarla değil sporda her geçen gün yeni başarılara imza atıyor. Attığı son uçan tekme ile hafızalara kazının Halil 2+2=5 diyerek Matematikçilere savaş açıyor.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.